Rusların Sakarya’yı işgal planı!

Fatih Sultan Mehmed tarafından 1475 yılında Kırım’ın fethiyle birlikte Türk Gölü haline gelen Karadeniz, 1768-1744 tarihinde Osmanlı ordularının Ruslar karşısında ağır yenilgiler alması sonucu imzalanan Küçük Kaynarca Antlaşması ile Türk Gölü özelliğini kaybetti. Böylece Karadeniz, Osmanlı ve Rus İmparatorluklarının kıyasıya amansız bir mücadele alanı haline geldi. Bu tarihten itibaren karada ve denizde giderek şiddetlenen Osmanlı Rus savaşlarının en çok etkilendiği yerlerden biri de Sakarya sahilleri idi.

İstanbul’a en yakın en büyük akarsu olan Sakarya Nehri, bulunduğu konum itibariyle Kuzey Batı Anadolu’nun kilit noktalarından biridir. Sakarya Nehri, tarihi süreçte İstanbul’un odun, kereste, tomruk gibi ihtiyaçlarını karşılaması bakımından oldukça mühimdir. Bunu bilen Ruslar, Küçük Kaynarca Antlaşması’ndan sonra Sakarya Nehri ağzındaki iskeleleri yakın takibe almışlar, sık sık baskınlar düzenlemişlerdir. 1806-1812 Osmanlı Rus Savaşı bütün şiddetiyle devam ederken Tersane-i Amire ve Tophane-i Amire’nin ihtiyacı olan kerestenin Sakarya ağzından temin edileceğinin istihbaratını alan Rus Donanması, 1811 yılında buraya baskın düzenleyerek iskeleleri ve gemileri ateşe verdikten sonra Karasu’yu bombalamış, sevkiyatı durdurmuştu.

Ruslar I. Dünya Savaşı’nda İstanbul’u ele geçirmenin hesaplarını yaparken Sakarya Nehri’ni sınır kabul etmişler, çıkarmayı Karasu’dan yapmayı planlamışlardı. I. Dünya Savaşı’nın başlamasıyla Rusya, Boğazları ele geçirmek için girişimlere başladı. İngiltere’nin de Boğazlar üzerinde emellerinin olması Rusları daha hızlı karar almaya yöneltti.

1914’te Rus Dışişleri Bakanlığı Yönetim Dairesi Başkan Yardımcısı (Vitse Direktör) Nikolay Aleksandroviç Bazili bir rapor hazırladı. Rapora göre İstanbul Boğazı’nda tam hakimiyet kurmak için Avrupa yakasında Terkos Gölü, Anadolu yakasında ise Sakarya Nehri’ne kadar olan bölgelerin ele geçirilmesi gerekiyordu.

1916 yılında Rus Deniz Kuvvetleri Generallerinden Bubnov ve Karargâh Komutanı A. İ. Rusin, Boğaz harekâtı için General Alekseev’i ikna etmeye çalıştılar. Hazırladıkları harekat planına göre çıkarma kesinlikle Sakarya Nehri ağzından yapılmalıydı. İstanbul’a ani bir baskın yapılacak, bu sırada Sakarya Nehri ağzındaki kum sahillerden karaya bol miktarda asker çıkarılacak ve Osmanlı tarafından Anadolu’dan İstanbul’a yapılacak askeri destek engellenecekti. Sakarya’dan karaya çıkan Rus ordusu, hızlıca İstanbul’a yürüyecek ve bütün bölgeyi işgal edecekti.

Bubnov’un planına göre; “İstanbul Boğazı çevresinde sadece 15 adet Türk Tümeni bulunmaktadır. Kafkasya’da Türkleri ağır yenilgiye uğrattığımız için Türk yedek kuvvetleri şuan Sivas’a gönderildi. Sivas, İstanbul’dan en az bin km mesafededir. Sivas- Ankara arasında demiryolu olmadığından bu kuvvetlerin İstanbul’a gelmesi 22-25 gün sürecektir. Selanik’ten yardım gelmesi ise en az 10-15 günde olacaktır. Boğazları bize karşı savunabilecek en büyük askeri kuvvet Gelibolu Yarımadası’nda bulunmaktadır. Onları İstanbul’a taşıyacak nakliyat gemileri Rus ordusu tarafından Karadeniz’de vurularak yok edilmiştir. Bu koşullarda 2-2,5 tümenden oluşan bir Rus kolordusu Boğazı ele geçirmek için yeterli olacaktır.”

II. Dünya Savaşı’nda Almanlar ve Ruslar, Sakarya sahillerini yakından takip etmişlerdi. Türkiye Devleti, sahillerini korumak için Şile’den Sakarya Nehri’nin doğusundaki Melen Çayı’na kadar tabyalar (koruganlar) inşa etmişti. Ruslar, Boğazları ele geçirebilmek için onlarca plan hazırlamışlar ve Sakarya Nehri’ni de buna dahil etmişlerdi. 1944 yılında Hitler’in denizaltıları U-19, U-23 ve U-20 Sakarya deniz sahasında dolanmışlar, U-20 mürettabatı gemiyi batırarak Karasu sahiline çıkmıştı.

Bütün bu bilgiler ışığında Sakarya’nın İstanbul ve Boğazlar ile entegre bir yerleşim yeri olduğu göz önünde bulundurulduğunda Sakarya Bölgesi stratejik açıdan daima Rusların hedefinde olmuştur. Sakarya sahilleri, günümüzde Kırım’ı ve Ukrayna’yı ele geçiren Rusya ile artık doğrudan sınır bölgesi haline gelmiştir.

Tarihi süreçte edindiğimiz tecrübe, Karadeniz’de olası bir sıcak çatışma halinde Sakarya sahilinde bulunan Kaynarca, Karasu ve Kocaali’nin doğrudan hedef olacağı yönündedir.

Kaynak: Hayri Çapraz, “Birinci Dünya Savaşı’nda Rusya’nın Boğazları Ele Geçirme Planları”, Çarlık Rusyası ve Boğazlar, Harp Tarihi Çalıştayı Bildirileri 12 Haziran 2019.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Oğuzhan Kır - Mesaj Gönder --- Okunma


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Ada Gaste Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Ada Gaste hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA), Anka Haber Ajansı (ANKA) tarafından servis edilen tüm haberler Ada Gaste editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Ada Gaste değil haberi geçen ajanstır.



Anket Sizce Sakarya'da en başarılı belediye başkanı kim?