OSMANLI’NIN SON VALİDESİ RAHİME SULTAN

Sakarya’nın Sapanca ilçesinde 1892 yılında inşa edilen Rahime Sultan Camii, göze hoş gelen mimarisiyle ülkemizin en güzel tarihi eserlerinden biridir. Sakarya’nın en çok ziyaret edilen yerlerinden olan bu mabedin hikâyesi de oldukça ilgi çekicidir.

Rahime Sultan, Çerkeslerin Ubıh kabilesinden Gok Bey Gogen’in kızı olarak 1829 yılında dünyaya geldi. Henüz 1 yaşındayken ailesi tarafından Osmanlı sarayına verildi. Sultan I. Abdülhamid’in kızı ve Abdülmecid Han’ın halası Esma Sultan’ın çocuğu olmadığı için onu evlatlık aldı. Narin, nazik, ince ve hareketli olduğu için ona Farsça’da kırlangıç manasına gelen Perestû (Piristü) adını verdi.

Esma Sultan, Perestû Rahime’nin tahsil ve terbiyesine son derece özen gösterdiği için iyi bir eğitim alarak yetişmesini sağladı. Rahime, güzel ahlakı ve kıvrak zekâsıyla herkesin saygı duyduğu biri haline geldi. Orta boylu, ince, narin, şeffaf beyaz tenli, sarı saçlı, mavi gözlü ve son derece nazik bir hanımefendiydi. Haremde ilk olarak “kâhya kadın” olarak görev yaptı.
Günün birinde Abdülmecid Han, halası Esma Sultan’ı ziyaret ettiği sırada bahçede gezinen Rahime Sultan’ı görüp beğendi be bir süre sonra da istedi. Esma Sultan kızını Sultan’a verirken şu sözleri söyledi: “Oğlum! Bu kız benim evlâdımdır. Onu düğün dernekle evlendirip büyük bir kimseye vermek için bir yaşından beri baktım, büyüttüm. Mürüvvetini de görmek isterim. Buna ahitliyim.” dedi. Sultan Abdülmecid ise “Halacığım! Benden büyük kime vereceksiniz? İstediğin gibi düğün dernekle ben alırım. Ne arzu edersen yapmaya hazırım.” cevabını verdi.
Düğün, 20 Ocak 1856 tarihinde Çırağan Sarayı’nda gerçekleşti. Düğüne, Rahime Sultan’ın Çerkesya’dan gelen kardeşleri Fatma Hanım, Mustafa, Hüseyin ve Hasan Beyler de katıldılar.
Rahime Sultan’ın Padişah Abdülmecid Han ile evliliğinden hiç çocukları olmadı. 26 Haziran 1861 tarihine gelindiğinde ise Abdülmecid Han tüberküloz (verem) hastalığından vefat etti. Osmanlı tahtına kardeşi Abdülaziz Han çıktı. Bu sırada Abdülmecid Han’ın 19 yaşındaki oğlu şehzade II. Abdülhamid ve kardeşi Cemile hem yetim, hem öksüz kalmıştı. Rahime Sultan, oldukça zor süreçlerden geçen şehzadeye analık etti. Her ikisini de öz çocuğu gibi benimsedi, bütün ömrünü onlara adadı. Maçka’da güzel bir konağa yerleştirildi.
1876 tarihinde Sultan Abdülaziz Han askeri bir darbeyle tahttan indirilerek canına kıyıldı. Yerine V. Murad tahta çıkarıldı. Darbecilerle uyum problemi yaşan Sultan V. Murad’da kısa süre sonra tahtan indirildi ve şehzade II. Abdülhamid’in tahta çıkarılması hususunda anlaşıldı. Birbiri ardına gelen askeri darbelerle devletin zirvesinin karışması can güvenliğini ortadan kaldırmıştı. II. Abdülhamid’in eniştesi Mahmud Paşa olaylar yatışana kadar saraydan bir süre uzaklaşması gerektiğini söyledi. Bu süreçte II. Abdülhamid, Maçka’da oturan analığı Rahime Sultan’ın konağına giderek orada kaldı. 31 Ağustos 1876 sabahı Dolmabahçe Sarayı kuşatılırken Serasker Redif Paşa Abdülhamid’i Perestû Rahime’nin konağından alıp cülûs için Topkapı Sarayı’na götürdü.
II. Abdülhamid padişah olduktan hemen sonra Rahime Sultan’ın elini öptü ve ona “Siz annesizliği bana bir gün hissettirmediniz. Öz annemden farkınız yoktur ve mevkiiniz Valide Sultan mevkiidir. Sarayda da Valide Sultanlığın bütün hak ve selâhiyetlerine sahip olacaksınız. Fakat devlet işlerine müdaheleye kalkıp şunun bunun himayesini üzerinize almaktan ve rütbe ve memuriyet heveslilerine delâletten kat’iyen çekinmenizi bilhassa rica ederim.” dedi. Ardından Rahime Sultan’a, “Mehdi Mehd-i Ulyâ-yi Saltanat-ı Seniyye” unvanı verilerek Valide Sultanlık makamı verildi. Fakat yine de Rahime Sultan için sarayda “Valide Sultan” unvanı kullanılmayıp, “Efendimizin Anneliği Kadın Efendi” şeklinde hitap edilmiştir.
Sultan II. Abdülhamid Han, ara sıra Maçka’daki konağına gitmek isteyen Rahime Sultan’a kesinlikle sarayda kalması gerektiğini söyleyerek buna izin vermemiştir. Padişah, her Cuma günü gerçekleşen resmi devlet selamlamasında analığının da yanında olmasını istiyordu. Perestû Rahime Sultan, 1906 yılında hastalanarak Maçka’daki konağında vefat etti. Vefatının ardından sarayda uzun süre matem tutuldu, bir hafta nöbet mızıkası çalınmadı. Ruhuna Şazeli Tekkesi ve Hamidiye Camii’nde mevlîd-i şerif okutuldu. Eyüp’te Mihrişah Valide Sultan Türbesi’nde kendi yaptırdığı kabrine defnedildi.
Osmanlı tarihinin son valide sultanı olarak kabul edilen Perestû Valide Sultan, sosyal yardımlaşma ve dayanışmaya katkıda bulunmak amacıyla bireysel tasarrufuyla vakıf kurdu ve tek vakfiye tanzim ettirdi. Şişli yakınlarında camii-i şerif, mektep ve iki bab menzili, yine aynı yerde 10 adet dükkân, Bala Süleyman Ağa Külliyesi içinde sebil, çeşme, muvakkithane, şadırvan ve müştemilattan müteşekkil yapılar ve Fatih’te Tekke Maslağı Sokağı’nda bulunan eski bir mahalle mektebini tamir ettirdi.
Aslen Çerkeslerin Ubıh kabilesinden olan Perestû Rahime Sultan, günümüzde Sakarya’nın Sapanca ilçesinde bulunan Uzunkum mevkiine 1892 yılında kendi ismini taşıyan bir cami yaptırdı. 1964 Çerkes Sürgünü’nünden sonra Çerkeslerin Ubıh kabilesinin önde gelenlerinin Sapanca’ya yerleştirildiği bilinmektedir. Osmanlı arşiv belgeleri ve bölgedeki Osmanlı mezar taşları bunu kanıtlamaktadır. Bu bilgiler ışığında Rahime Sultan’ın, Sapancalı Çerkeslerle arasında bir bağ veya akrabalık bulunduğu yorumu yapılabilir.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Oğuzhan Kır - Mesaj Gönder --- Okunma


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Ada Gaste Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Ada Gaste hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA), Anka Haber Ajansı (ANKA) tarafından servis edilen tüm haberler Ada Gaste editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Ada Gaste değil haberi geçen ajanstır.



Anket Sizce Sakarya'da en başarılı belediye başkanı kim?